English Title: Ottoman Sahara Politics Between 1850 and 1910
Öz: Osmanlılar’ın 19. yüzyılın ikinci yarısında merkezi Sahra bölgesindeki genişlemesi ve uygulanan politikalar, arşiv materyallerinin iki ülke (Libya ve Türkiye) arasında düzensiz bir şekilde dağılmış olması sebebiyle bugüne değin keşfedilmeden kalmaya devam etmiştir. İki ülke arşivlerinin yoğun bir analizi sonucunda ortaya çıkan yeni kayıtlar ve 2023 yılında bölgeye yapılan gezi sonucu toplanan yerel sözlü anlatılar, Osmanlılar’ın 1850 sonrasında nasıl Tanzimat reformlarıyla Sahra bölgesinin yerel koşulları arasında bir denge kurmaya çalıştıklarını ve bölgeye ne tür siyasi ve ekonomik yenilikler getirdiklerini göstermektedir. Osmanlı’nın Sahra politikaları çoğulcu ve bazen paradoksal bir karaktere sahipti, birçok yerel ve merkezi aktörün dahliyle birlikte oldukça kapsamlı ve bazen Osmanlı’nın bile ötesine uzanan diplomatik ve ekonomik ilişkiler ortaya çıkmıştı. Dolayısıyla Osmanlı’nın Sahra politikaları, ayrıca Merkezi Sudan’daki diğer yönetimlerin ve devletlerin de bu politikaları kendi ilgileri çerçevesinde değerlendirmelerine ön ayak olmuş ve Avrupa devletlerinin kolonyalist işgallerinin başladığı bir dönemde bölgede yeni bir siyasi perspektif açmış fakat nihayetinde amaçlanan başarıya ulaşamamıştı. Osmanlılar’ın Sahra politikaları, imparatorluğun en uç bölgelerinde, diğer Afrikalı Müslüman yönetici ve hükümdarlarla kurulan ilişkileri anlamak açısından da tarihçilere yeni bir perspektif açmaktadır.
Abstract: Ottoman expansion and policies in the central Sahara region in the second half of the 19th century have remained unexplored to date due to the uneven distribution of archival materials between the two countries (Libya and Turkey). New records emerging from an intensive analysis of the archives of both countries, as well as local oral narratives collected during a trip to the region in 2023, show how the Ottomans attempted to balance Tanzimat reforms with the local conditions of the Sahara region after 1850, and what political and economic innovations they brought to the region. Ottoman policies in the Sahara had a pluralistic and sometimes paradoxical character, with the involvement of many local and central actors, resulting in diplomatic and economic relations that were quite extensive and sometimes extended even beyond the Ottomans. Thus, the Ottoman policies in the Sahara also paved the way for other administrations and states in Central Sudan to consider these policies in the context of their own interests and opened up a new political perspective in the region at a time when the colonialist occupations of European states had begun, but ultimately failed to achieve their intended success. The Ottoman policies in the Sahara also open a new perspective for historians to understand the relations with other African Muslim rulers and rulers in the farthest reaches of the empire.